E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Aşk ve Öncelik

Üniversite yıllarımız... Biz iki erkek arkadaşız.
Onlar da iki kız.
Öyle tanıştik SBF'nin kantininde...
Birlikte çıkıyoruz...
O yıllarda çıkma ne demek... Sinemaya falan birlikte gidiyoruz öglenden sonralari.
Aksam üzerleri de o zamanlarda çok ünlü Filiz Pastanesinde bulusup çay falan içiyoruz.
Gözlerden gözlere, zaman zaman birleşen ellerde bir flört var, hepsi o...
Çok sevdiğim bir şiir vardı, aklımda kaldığı kadarıyla,
şöyleydi sanki, o yıllardaki aşklarımızı anlatan...

Bir şey var aramızda.
Senin gözlerinde belli,
Benim yanan yüzümden.
Susuyoruz, arada bir,
Gülüşerek başlıyoruz söze.
Ne kadar gizlesek nafile,

Bir şey var aramızda,
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda...
Söyleyemiyoruz
"Seni Seviyorum" diye...

Ama öyle şeyler yapıyoruz ki, her şey ayan beyan...
Ne mi yapıyoruz mesela... Biz üçümüz, Mülkiyeliyiz.
"Aramızda bir şeyler olan" Orta Doğulu...
Birgün öğleye dogru, üç Mülkiyeli, Kızılay'da rastlaştık...
Sinemaya gitmek üzere sözleşiyoruz. Uzaktan bizim Orta Doğulu çıktı meydana.
"Hayrola" dedi.
"Öğleden sonra sinemaya gidiyoruz, haydi sen de gel" dedim.
"Çok mu istiyorsun" dedi. "Evet" dedim.
"Biletleri alın beni bekleyin. Senin için gelirim" dedi, koştu gitti.
Sinema ikide...
İkiye çeyrek kala buluştuk. Üç Mülkiyeli. Orta Doğulu görünürde yok...
Bizim kız "Hadi girelim" dedi. "O laf olsun diye 'Gelirim' dedi. Gelemez.
Ögleden sonra final sınavı var. Nasıl gelir ki!..."
Biletlerin ikisini onlara uzattım... "Gelecek" dedim. "Siz girin, ben beklerim".
Saat iki buçugu geçiyordu, sinemanan önünde bir taksi durdu.
İçinden nefes nefese Orta Doğulu indi...
"Kusura bakma geç kaldım" dedi...
"Öğleden sonra final sınavım vardi. Bu sınava raporsuz girmezsek dönem hakkım yanar.
Bu yüzden girdim. Kağıdın altına hemen bomboş imzalayip verdim.
Fırladım, taksiye koşarken ayağım burkuldu, topuğum kırıldı.
Yurda gidip ayakkabımı degiştirmek zorunda kaldım. Bu yüzden geciktim."
Sonra kulağıma eğildi.
"Ama ne kadar geç kalırsam kalayım, kapıda beni bekleyeceğini biliyordum" dedi.
"Ben de geleceğini biliyordum" dedim, elini elimin içinde sıkarken...

Sevginin en yüce yanıdır, inanmak... Ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün...
İnsanlari ne kadar seviyoruz.
Onlara ne kadar değer veriyoruz. Bunun bir tek şaşmaz ölçeği var.
Günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri?
"Hadi sende gel" dedigimde
"Sınavım var, gelemem" diyebilirdi Orta Doğulu...
Kimse de bir şey diyemezdi. Öyle demedi... Senin için her seyi yaparim" dedi...
Benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye,
o gün gidebilmek için, sınavdan "Sıfır" almaya razı oldu.
Şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan başka örneklere bakın...

-"Sevgilim, sana tapıyorum. Bugün buluşmayi çok isterdim ama, randevu almıştım.",

-"Alo, darling. Bu gece seninle buluşacaktık ya. Bir kız arkadaşım boy frendi ile bozuşmuş. Onu teselli etmem gerek. Beni affet!",

-"Hayatım sen bir tanesin. Ama yarın buluşamayız.Galatasaray'ın maçı var."

Listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. Şimdi bir düşünün.
Hem size ileri sürülen özürlere. Hem sizin ileri sürdüklerinize.
Kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... Ve siz nelere tercih ediliyorsunuz?
Eger, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden yada size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın.
İnsanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerine.
Ya da şüpheye düşerler,
"Ona karsi duygularım, çok karışık... Seviyor muyum acaba" diye...
Sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir.

-"Hadi sinemaya gidelim" dediginizde,
arkadasınız
-"Tabii, harika" demeden önce "Ne film oynuyor"
diyorsa, hele hele ardından
"Ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadir.
Siz değilsiniz. Siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanının bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz.
Bunun da adı sevgi olamaz tabii...
Sevgide önemli olan bir arada olmaktır. Sinema bahanedir sadece.
Düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? En tepede mi? O zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.

Ya da şöyle...
Hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç süpheniz olmasın, en çok sizi seviyor.
Onun için en değerli varlık sizsiniz. Hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi...
Çünkü en çok sevilen, en önce gelir.

"Benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir.
Eger sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten.
Birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "Öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. Şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.

Sevgi bir bakıma önceliktir çünkü!

Can Dündar...

2007-10-26 08:39:32

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006