E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Ayrıcalık ve Farklılıklar

Dünyada yaklaşık 7 milyar kadar insan olduğu söyleniyor. Hangi insan bir diğerine benziyor ki ? Cevabı belli olan bir soru, hiç birisi. Madem hiç bir insan birbirine benzemiyor, o halde bütün problemin temelini anlamış olmamız gerekiyor. Aslında olaya problem olarak bakmamız da yanlış ama neyse.

Her insan kendisini özel ve ayrıcalıklı hissetmek ister. Bunu toplumları ve yaşam biçimlerini inceleyerek çok rahat görebiliriz. Örneğin hemen hemen herkes (belki de herkes) bir bankanın müşterisi, bankalar bizim onların müşterisi olarak kalmamız ve para kazanmaya devam edebilmeleri için ek ödemeler, bize veya belirli bir kesime özel krediler, para kullanım limit ayrıcalıkları sunmaktadır. Cebinizde paranız çoksa bu bankalar için caziptir ve sizin kredi notunuz yüksektir. Tam aksi durumda ise size ödeyebileceğiniz kadar bir limit belirlerler ve üzerine çıkmazlar.

Kurum ve kuruluşlar size çeşitli anlaşmalar ve firmalar ile birlikte avantaj sağlar. Mesela tatile gitmeye karar verdiğinizde, yapacağınız yolculuk türü, kalacağını otel, kiralayacağınız araç, yiyeceğiniz yemek, katılacağınız gezi ve turlar hep sizin için özel olarak tasarlanırlar. Tatilinizi geçireceğiniz yere bir hava yolu şirketi ile gidersiniz, hava yolu şirketi size araç kiralama hizmetinden otel hizmetine kadar çeşitlli seçenekler sunar. Aynı zamanda o firmaya sadık kaldığınız için de size mil puan verir ve biriktirdiğinizde bedava uçak bileti kazanabilirsiniz. Yolculuğunuz sona erdiğinde ise size araç kiralama veya otele kadar araçla bırakma hizmetini sunar. Otel hizmetimiz ise standart bir otel değildir tabi ki. Odanız ve size hizmet edecek personeller siz varmadan görevlendirilmiştir bile. Sizi karşılarlar ve size otel giriş işlemleri için yardımcı olurlarken (kısa bir sohbetten ve kimlik göstermekten ibarettir genelde) eşyalarınız çoktan odanıza çıkartılmıştır. Size verilen kart ve belgeler ile otelinizde yine ayrıcalıklı bir statüdesinizdir. Alacağınız hizmetler elinizdeki o ayrıcalık belgesi ile çok rahat hallolurlar. Eğer araç kiraladıysanız ve otelde kaldığınız sürece muhtemelen uçuş için milleri biriktirmeye devam ediyorsunuzdur. Gezip eğlenir ve dönüş yolculuğu başladığında yine uçağa binmeden önce herkesin yediği yemekten yemek zorunda değilsiniz. Ne yemek istediğinizi söylersiniz yada uçuş sınıfınıza göre o an uçaktaki mutfaktan bile canınız ne ister yiyebilirsiniz, internette gezebilir, telefonla görüşebilirsiniz....

Herhangi bir işte çalışıyorsanız yine ayrıcalık almak istersiniz ve farklılıklarınızı ortaya koyarsınız. Bir devlet dairesinde normal bir personel ile müdür arasında hem maddi hem de statüden kaynaklı farklılıklar mevcuttur. Aynı sistem özel sektör için de farklı yerler için de geçerlidir. Devlet memuru iseniz devlet size yeşil pasaport verir ama değilseniz veya şartları sağlamıyorsanız alamazsınız. Kafanıza göre yurt dışına gidebilir veya gidemezsiniz.

Evet insanoğlu farklıdır ve farklı yaratılmıştır. Her zaman kendisi için diğerlerine göre farklılık ister ayrıcalık ister.

Biraz da kafamızı ülkemize çevirelim, neler oluyor ?

İnsanların milliyeti farklı, dili farklı, dini farklı, rengi, cinsiyeti, aklı, zekası, inandığı ve inanmadığı her şey farklı. Haliyle ortak noktalar ve amaçlarda birlik ve beraberlik sağlanmaya çalışıyor. Ki doğru olan da bu zaten. "Birlikten kuvvet doğar" benzerinden bir çok ata sözümüz bile varken bunu algılayamamak hoş olmaz sanırım. Fakat gözlemlediğim kadarı ile de insanları ne kadar ortak bir başlık altında birleştirseniz de konunun en başında da değindiğim üzere her zaman kendi farklı yönlerimizi ortaya çıkarmaya meyilliyiz. Önce İnsan başlığı altında toplanıyoruz ve olaylara insanlıkla bakıyor ve yaklaşıyoruz. Kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden ayırıyoruz. Sonra doğduğumuz coğrafya ve aileye göre bir millete mensup oluyoruz. Sonra o milletin içinde çeşitli inanç sistemlerine tabi oluyoruz. Biraz ilerlediğimizde o inanç sisteminin içinde de kendimize bir yer buluyor ve bir alt başlığa ayrılıyoruz. Biraz daha ileri gittiğimizde cemaatlere bölünüyoruz. Biraz daha ilerlediğimizde cebimizdeki paradan rengimize kadar yine kendimizi sınıflandırıyoruz. Bize verilen her nimet ve özellik için kendimizi bir diğer insana göre sınıflandırıyor ve ayırıyoruz. 

Bunu sonu var mı ? Bence yok. Yeryüzünde sadece 2 tane insan kalsa zora geldiklerinde ortak noktalarına göre hareket edecekler, rahata kavuştuklarında yine farklıklarını ortaya koymak için birbirlerine yüz çevirecekler.

Birbirimize ve farklılıklarımıza sabır etmeyi ve kendi seçimimizde olmayan bir çok şey için de birbirimizi yememeyi bir an evvel öğrenmeliyiz. Çünkü bunun sonu yok, ölene kadar bu böyle gidecek. Ben birbirimize sabır edelim dedim diye insanlar kendisine çeki düzen verecek mi tabi ki vermeycek. Yine kanlar akacak, yine şehitler olacak. A mevzusu bitecek B mevzusu baş gösterecek. Bu dünya döndükçe ve insanlık yeryüzünde yaşadığı müddetçe bunlar hiç bitmeyecek. Savaşlar da olacak, barışlar da olacak. Fakat bu kadar şey olacakken "bunlar nasıl olsa olacak" diye de insanlığımızdan utanacak, yakışmayacak davranışları da sergilememek lazım.

Tüm insanların bir diğer insana karşı biraz sabır ve hoşgörüye ihtiyacı var.

2011-08-18 07:27:20

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006