E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Bugüne Kadar Siz Konuştunuz, Sıra Bende !

Evet konumuz seçimler (: seçimlerin bir an evvel bitmesini o kadar çok istiyorum ki anlatamam. Nereye gitsem bir tartışma var, fanatiklik var, hoşgörüye pek rastlamadım ama ılımlı olmaya çalışanlar da yok değil hani.

Seçim döneminde olduğumuz için sınavlar da bir miktar gümbürtüye gitti. Çünkü 2 satır notları okumaya ne zaman çalışsam gümbür gümbür geçen seçim araçları, evi arayan ses kayıtları, gelen postalar herşeyi alt üst etmeye yetiyor. Sokağa çıkıyorum yine aynı; seçim seçim seçim, partilerin bayrakları, reklam panolarında vaatleri yine ortalıkta dolaşan farklı melodiler bağıran araçlar, binalara asılmış kocaman afişler...

Genel Seçim 2011İnternete giriyorum, sosyal medya, sanal alem, yer altı, yer üstü... tüm sitelerde de konumuz seçim. Hatta internetle fazla işim olduğu için bu tür işkencelere internette sokaktan daha fazla maruz kaldım.

A görüşü olan B'ye, B görüşü olan diğerlerine kabul ettirme, bir şeyleri ispat etme çabasında. Önceleri sakin başlayan konular bir anda boyut değiştiriyor; ya da tam aksine bir öfkeyle kimisi araştırılarak kimisi hiç araştırılmadan duyduğu gibi yazıyor çiziyor. Sanırım bunca olay en çok mizahçılar için verimli bir kaynak oldu. Çok güzel karikatürlere de rastladım kimisine güldüm, kimisini yakıştıramadım. Takip ettiğim insanların çeşitliliği sayesinde her kesimin az çok görüşünü nelere dikkat ettiğini ya da neleri göz ardı ettiğini gözlemleme fırsatım oldu. Kimisi de sadece ortalığı karıştırma amaçlı yazılar yazıp ortama salıveriyordu. Dozu kaçıran bir kaç kişi/olay dışında kimseye aldırdığımı söyleyemem. Benim gözlemlediğim kadarı ile büyük çoğunluğun amacı aynı aslında; ülkemiz daha iyi bir konuma gelsin, daha refah ve özgür bir toplumda yaşayalım, herkes karşısındakine saygılı ve anlayışlı olabilsin. Adalet hakim olsun, asker, polis, sivil birbiri ile çatışmasın vs...

Temelde kimse kötülük için, sonucunun kötü olacağını bile bile yola çıkmaz. Her yola çıkanın umudu vardır, bir şeyleri daha iyi olması için çabalama hevesindedir. Kendisine verilmeyeni almak ister ya da başkalarının da buna sahip olmasını ister. Yani ben böyle düşünüyorum. Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma gel de ülkemizi, devletimizi dolandırıp soyup soğana çevirelim, terör ve kan bulaştıralım, hak yiyelim hukuk tanımayalım, kafamıza göre insanları tehdit edip, öldürelim, gizli kapaklı işler yapıp yabancılara satıp satıp zengin olalım. Böyle düşünen varsa zaten önce onun insanlığından şüphe ederim. Bu yüzden oturup biraz düşünmemiz gerekli. Karşımızdaki kim olursa olsun o da kendi yaşadıklarına göre, çevresinden beslendiği bilgi akışına ve yıllarca biriktirdiği tecrübesine göre bir partiye oy verecektir. Düşmanımız değil aksine aynı vatan toprağı üzerinde yaşadığımız, aynı otobüse, uçağa, tramvaya, vapura bindiğimiz arkadaşımız, kardeşimiz. Nedense herkesin bizim gibi düşünmesi gerektiğini düşünüyoruz ya da o şekilde algılıyoruz. O zaman nerde bizim farkımız, nerde onun farkı ? İşe alırken bile insanları farklılıklarına göre seçmiyorlar mı ? Ya meslek seçerken, sınav olayın farklı bir boyutu olsa da sonuçta geometriye, matematiğe vb yeteneğiniz yoksa gidip makina mühendisliği veya mimarlık bölümünü tercih etmiyorsunuz. Bunun ne farkı var tabi ki herkes farklı düşünecek. Diyeceksiniz ki her konuda mı farklı düşüneceğiz ? Nasıl ki bireylerin amacı kendilerine göre değişiyorsa devletlerin ve o devlete mensup halkların amacı da kendine göre ortak paydaya sahiptir. Seçimden başladık insanlık dersi mi veriyorum, tabi ki hayır ne haddime. Herkesin aklı fikri var yetişkin insanlarız.

Gelecek sefer seçimlerde şu gürültü ve çevre kirliliği konusunda biraz daha hassas olabilirsek çok iyi olacak. Yani şehrin her tarafını her gün kırkbin kez bayraklarla süslemeye gerek yok. A partisi lideri geliyor şehir baştan aşağı o partinin reklamları, afişleri, bayrakları... O gidiyor ertesi gün B partisi lideri geliyor haydeee sar başa, bu sefer şehir o partili oluyor. Tamam hiç yapılmasın demiyorum ama bu kadar da para harcamamıza, israf etmemize ve rahatsızlık vermemize gerek olmadığını düşünüyorum. Her perti kendi seçim kampanyasını yürütmek zorunda, mutlaka reklama ve tanıtıma ihtiyacı var bunu biliyorum ya da anlayışla karşılayabiliyorum fakat sınır aşılıyor. Afedersiniz ama o kalan atıklar yine bize kalıyor başkasına kalmıyor ki.

Neyse ki sona yaklaştık. Seçim 2011 yarın ve önümüzdeki 1 hafta boyunca bir miktar daha güncemi işgal edecek, konuşmalar, çekişmeler, tartışmalar ve sonra tartışanlar, biribirine küfredenler yine aynı uçağa, otobüse, tramvaya ve vapura binip yolculuklarını yapacaklar, sanki hiçbirşey olmamışçasına, kimse o sözleri söylememişçesine.

Ülkemiz hakkında en hayırlısı ne ise onun olmasını diliyorum. Yarın sandıklara gidip oylarınızı kullanın ki size verilen söz hakkınıza sahip çıkın.

Ülkemi Yönetmeye Aday Olanlar; Bugüne Kadar Siz Konuştunuz, Sıra Bende !

2011-06-12 00:36:00

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006