E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Çevre Mühendisliği 2 Yıl Sonra

​Merhabalar,

Bugün Çevre Mühendisliği bölümünü resmi olarak bitirdiğim günden 2 yıl sonrası. Şöyle dönüp arkama baktığımda kocaman 2 yıl daha ömrümüzden gitmiş. "Elimizde Çevre Mühendisliğine dair ne var" diye baktığımda ise öyle ele avuca gelir bir şeyler yok. Eğri de otursak doğru da otursak sonuç böyle. Derslerden aklımda kalan bir kaç tecrübe içerikli bilgiler haricinde çok fazla yer eden bir şey olmamış. Dile kolay 8 sene okuduk (: Bence toplamda en fazla 4 dönemde bitecek bir bölüm. Şimdi "8 senede bitirmişsin, 2 senede nasıl bitirecektin" diye kafanızda düşünceler dolaşıyor olabilir. Haklısınız fakat bilmediğiniz kısımlar var diyerek kapatalım bu bahsi.

 

Derslerden sonra ise bitirme tezim var; tez konum "Çevre Danışmanlık Firmalarının İşletme Problemine Yönelik Çevrimiçi Yazılım". Bu konu üzerinde hala çalışmalarıma devam ediyorum. Tezim mezuniyet sonrasında bir hayli kapı aralamıştır. İlk önce Gebze YTÜ'nin düzenlediği bir sempozyuma katılmamı sağladı. Burada çok değerli hocalarla tanışma, sohbet etmek imkanına sahip oldum. Tezimin beğenilmesi ve güzel tavsiyeleri dinlemek de onca yoğun ve yorucu çalışmaların ödülü oldu. Sonrasında ise bunu geliştirmek için biraz gaza gelmiş bulundum. Biraz daha yoğun (cts-pz dahil) çalıştım ki bitirip sahaya sürelim, diğer meslektaşlarımız da bundan faydalansın. Biz de çalışmalarımızın karşılığını en azından maddi olarak alıp projeyi hem daha iyi hale getirmek hem de bu tür çalışmalara ağırlık vererek mühendislik problemlerini, otomatize ederek insanlara zaman kazandırabiliriz, diye önümüze hedef koyduk. Çok çalıştık, çok da emek verdik. Takdir edenler olduğu gibi, boşa atanlar, destek veriyor gibi görünüp sırtımızı sıvazlayanlar, karşı çıkanlar da ziyadesiyle oldu. Daha sonra Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu hoca ile yolumuz kesişti. Kendisine projeyi anlattım beğendi ve bize Çevre Bakanlığı'nda bir kapı araladı. Maşallah sayesinde bizi kapıda karşılayıp, kusursuz bir hürmet ile yolladılar. Kendisine bir kez daha buradan teşekkür ederim. Tabi ki o saygı sevgi bize değildi; bunun bilincinde olduğumuz için havalara girmedik (: Çevre Bakanlığında çok güzel bağlantılarımız oldu. Bize yol yordam gösterdiler. Destek konusunda her zaman için bir kapıyı bize açık bıraktılar sağ olsunlar. Biraz zaman sonra bu gazla çalışmaya devam ederken, sıra geldi Yüksek Lisans'a. Gönlümde İstanbul Üniversitesi vardı. Bu yüzden oraya odaklandım ve başka bir yere başvurmadım buna mezun olduğum Selçuk Üniversitesi de dahil. İlk sene benden daha başarılı arkadaşlar olduğu için yedekte kaldım. Fakat ikinci sene tekrar başvurdum. Tabi bu kez Ales'e de tekrar girdim. Biraz puanımı yükseltmem lazımdı, çünkü 8 senede okulu bitirince ortalamanız yerlerde sürünüyor. Açığı başka yerlerden kapatmak zorunda kalıyorsunuz. Neyse ki kapatacak noktalara iyi hazırlanabildik ve İstanbul Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğrencisi olmak da nasip oldu.

 

Bu tezde rahmetli Celalettin Özdemir hoca ile çalışmıştık. Daha doğrusu benim 2004'te Çevre Mühendisliğini tercih etmemdeki sebeplerden birisi bizzat kendisidir. "Matematik seviyorsun madem, Mühendislik istiyorsan buraya gel biz sana öğretiriz." sözü hiç aklımdan çıkmaz. Sözünü de tutmuştur vesselam. Mekânı cennet olsun. En son 2 yıldır devam eden icoest'te de birlikte çalışmıştık. Icoest sayesinde de dünyanın farklı yerlerinden gelen çok güzel hocalarla ve arkadaşlarla tanışma imkanım oldu.

 

Son olarak ise elimde, değer verdiğim ve halen iletişim halinde olduğum arkadaşlarım ve bazı hocalarım.

 

Bütün olay bu kadar. Şimdi arkama baktığımda  2004 - 2014 , 10 yılı o kadar çabuk tükettiğimi görüyorum ki kendime inanamıyorum. 10 yıl önce planladığım Çevre Mühendisliği açısından bu değildi. Bize söylenenlerden biri ise "Bu mesleğin önü açık 10 yıl sonra çok değerli olacak". Mesleğim değerli mi diye bir bakıyorum fakat bu konuda pek ümitvar değilim. Devlette çalışan arkadaşlarımdan ve çevremden bildiğim kadarı ile onlar biraz değerli, maaşları da biraz düzgün. Özel sektörde ise durum çok daha vahim. Hem para kazanamıyorlar hem de çok çalışıyorlar. Hiç mi kazanan yok arkadaş ? diye düşünüyorsanız, tabi ki var ama bir kaç beden büyük bir kişi / şirket ya da o türde bir şeyler olmanız gerekiyor. Diğer türlüsü idare eder işte.

 

Pişman mıyım ? Tabi ki hayır. Bu yolu seçen ve bu yolda yürümek isteyen benim. Bu olayın tüm sorumluluğu bana ait olduğu için herhangi bir pişmanlığım, keşke şu mesleği seçseydim dediğim bir meslek de yok. Mesleğimi de severim fakat ülkedeki durum da ortada yani (: sevgi karın doyurmuyor maalesef.

2014-07-11 15:58:30

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006