E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Höşmerim ve Ofis

Hazırlıksız yakalandım...

Yapılacaklar Listesi

Yüksek ses müzik...

 

Rastgele...

Türk Hava Yolları - İstanbul - Adana

 

Çarpraşık...

işte öyle bir gün bugün. Yapılacak, planlanacak, dengede tutulacak o kadar şey var ki durup nefes almam gerekiyor. Ben nefes alıyor muyum ? Bilmiyorum...

Matematik hocamın da söylediği gibi "Hızlı Giden Atın Boku Seyrek Düşer"miş. Bu sözü yaklaşık 7-8 yıl önce duymuştum, beki daha fazla oldu. O zamandan beri yeterince tecrübe ettim. Bazen hayat tam gaz devam ederken bir durup nefes almak gerekiyor.

Geçenlerde Hasan abi sitesini tekrar yayına aldı. Bu sırada sitenin wordpress olması dikkatimi çekti. Kendisine sordum "Neden hazır sistem ?" diye. Muhtemelen benim onun kadar yoğun ve iş ağırlıklı bir  hayatım yok. O yüzden onun kendi kodlaması biraz gereksiz olabilir. Bana "Senin eline ne geçti yazarak ?" diye bir soru yöneltti. Ben de ister istemez düşünüyorum bir kaç gündür elime ne geçti, iyi mi oldu kötü mü oldu diye ?

Bu sorunun cevabını bana 2004'ten bu zamana kadar sorsanız size cevabın kesinlikle kendim yazarım olurdu. Hatta bugün bile çoğunlukla kendim yazıyorum kodlarımı. Yine çeşitli forum ve ortamlarda defalarca tartştık; bazen tartışıldı ben sadece seyrettim. Çoğu kişiyede kendi yazmasını önerdim hep. İyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum. Niyetim iyiydi (: Tabi ki kodları kendimiz yazacağız diye kendimizi helak etmeye de lüzum yok. İşte tam burada sürekli karşılaştığımız malum cümle, "Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok ki" imdadımıza yetişiyor. Çok şükür, yetiş Amerika...

Şöyle biraz geriye gidelim...

Bildim bileli bilgisayarları severim. Genelikle iyi de anlaşırım. Pek oyun oynamayı sevmesem de "Red Alert 2" favorimdir. ( Aranızdaki oyuncular en son ne zaman oynadığımı anlamıştır. ) Fakat Labirentli (hiç bitirilemeyen) bir oyunu da yaklaşık 30 dakika gibi bir sürede bitirdiğimde insanların şaşkınlıktan nefesinin kesildiği zamanlarım da olmuştur. Neyse kendimi övmek için yazmıyorum; nedense az çok anlarım bilgisayarın dilinden işte.

Orta okul zamanlarımda pek bilgisayarla iletişimim olmadı. Daha doğrusu internet kafelerde haftada bir e-postalarıma bakıyordum işte o kadar. O zamanlarda aklımda kalmıştı bu web sitelerini, oyunları nasıl yapıyorlar diye.

Bir merak ?

Lisede müdür yardımcısı az dersten çağırmadı (: hani benim de işime gelmiyor değil. Hele de can sıkıcı bir dersteysem... Peki ben çok mu iyi biliyorum bu aleti. Tabi ki hayır; cahilin önde gideniyim. 

Üniversiteye kadar sağda solda bilgisayar kullandım. Kullandığım bilgisayar da ICQ, Chat kanalları, strateji oyunları ve internette sörf... Banu Alkan'ın "Benim sitem var" reklamını hâlâ hatırlıyoum. Bir de şu meşhur modem sesi...

Üniversite ile bilgisayarın da hayatımdaki yeri değişti. Yadam'da ingilizce hazırlık sınıfında amacımız İngilizce'mizi geliştirmek olduğundan chat kanallarına çok fena kaptırmıştım. Tabi ilgimi çeken bir konu daha var "Hack". Hep filmlerde gördüğüm ve onları kafamda farklı bir konuma yerleştirdiğim Hackerlar. Bir süre araştırdım yerli ve yabancı sitelerde dolaştım, gezdim. Sanıyorum ki hackerler çok özel kişiler ve erişilemezler. Zamanla onların da ulaşılabilir hatta yakalanabilir olduğunu öğreniyorum. [Yine yanlış bir bilgi.] Hacker denilen kişilerin normal insanlar gibi olduğunu öğreniyorum iyisi var, kötüsü var, kafasına göre takılanı var, tehlikelisi var, zevk için bu işi yapanı var. Bir gün benim de hotmail adresim hackleniyor ve o gün karar veriyorum "Ben de hacker olacağım" (: Güldüğüme bakmayın çok ciddiyim. Bir süre bu insanlar kimler, Türkiye'de var mı yok mu ? gibi epey araştırdım. Merak edenlere için söyleyeyim hemen; varlarmış, hem de hatırı sayılır sayıda. Bir süre çeşitli grupları öğrendim, kimisine sızdım, kimisinde üye oldum kimisinde yöneticilik yaptım. Falan filan derken bu merak sayesinde çok güzel insanlarla tanışma fırsatım oldu. İlk zamanlardan beri fark ettiğim bir şey de, "hack ve o tür işler" heyecanlı olsa da birilerinin yaptığı şeyleri bozmak, zarar vermek bana pek mantıklı gelmiyor. Hoş o yapılanlara da hack demek, gerçekten bu işle uğraşanlara da hakaret etmek oluyor. Normalde bambaşka bir felsefe. Bu yüzden ilgim biraz web programcılığına doğru kaymaya başladı. Bir şeylerin nasıl yapıldığını öğrenme hevesi ile ufak tefek araştırmalar yapmaya başladım. "Masaüstü programlama ?" aklına gelenler için; nedense ben hiç sevmedim masaüstünü. Aklımda hep "Gelecek Web'te" Bu yüzden bir gün her şey internet üzerinden yönetilecek ve bilgilere her yerden istediğimiz zaman ulaşabileceğiz şeklinde bir öngörüm vardı. Ki zaman bunun kısmen de olsa doğruluğunu gösterdi. [ Bulut Bilişim'den ( Cloud Computing ) Chrome İşletim sistemine kadar bugün bir çok örneğe rastlayabiliyoruz. ]

Velhasıl zamanı biraz ileri sardığımızda kendimi asp ve bir microsoft fan olarak buldum. Tam bir cehalet göstergesi. (: Linux'dan bi haber, Apple'ı görmüş ama anlam verememiş bir genç. Biraz daha ilerlediğimizde Php ile tanışıyorum. Aslında zoraki bir tanışma olsa da o Php ile tanıştığımdan beri her zaman işlerim onunla yolunda gitti. Önce öğrenmek için bir şeyler yapmam gerekiyordu. O zamanlarda şimdiki gibi blog olayları pek yaygın değildi. O yüzden kendime site yapmak acayip saçma bir fikir olarak gelmişti bana. Bundan dolayı başka siteler yaparak Php'yi öğrendim. Ta ki Mehmet Nuri Çankaya Hoca, "ya mustafa neden blog yazmıyorsun bak bunlar çok tutacak" diyene kadar. Lakin öyle de oldu, bu sözden sonra malum blog yıldızlarımız birer birer parlamaya başladılar. Hala çok akıllıca gelmese de girdik bir yola devam edelim niteliğinde sürdürmeye çalışıyorum.

Gelelim Hasan abi'nin sorusunun cevabına, böyle yıllarca bir şeyler öğrendik, bozduk, kırdık, yaptık, yerine koyduk, bizim yaptıklarımızı bozdular derken epey tecrübem oldu. Kendi blog scriptimi yazmasam hazır kullansam olmaz mıydı ? Olurdu, neden olmasın. Fakat ben rahat edemezdim. Bu konularda biraz takıntılıyım galiba. Hacklenirse ya da başına bir iş gelirse en azından başkasının hatası yüzünden değil, kendi hatam yüzünde hackleneceğim, ya da bozulacak. (: Sanırım biraz da olayları kontrol altında tutma gibi bir huyum var.

Bu zaman kadar freelance ve bir kaç firma ile çalışmamda her zaman Php'nin hatırı sayılır derecede yeri olduğunu gördüm. Sanırım her şeyin olduğu gibi kendi kodunu kendi yazanın da alıcısı var. (: Bilemiyorum. Şu an ise Php sayesinde Konya'dan, İstanbul'a geldim, İngiltere'deki Tekstil üzerine E-Ticaret yapan bir firmanın sitesinin altyapısı üzerinde çalışıyorum. Bu benim için geçmişten geleceğe doğru bakıldığında iyi bir şey (belki başarı) gibi görünüyor en azından pişman olmayacağım bir iş yapıyorum ve tecrübemi artırıyorum. Kendi kodlarımı yazmaya, mimarimi tasarlamaya, sunmaya devam ediyorum. Kabul edilenler olduğu gibi edilmeyenler de oluyor tabi ki :))

Ennnn yukarıda gördüğünüz kullandığım "Wunderlist" uygulaması. Bir nevi ne yapılacak ve ajanda karışımı bir şey ya da ben o amaçla kullanıyorum. Bunun yanı sıra Google Takvim, Text notlar, gerçek kağıtlar vs var. Yeri gelmişken söyleyeyim şunu söyleyenlere de çok gıcık oluyorum "Senin ne işin/farkın var bu kadar bilgisayarda/internette, bu kadar uğraşıyorsun, sana şu kadar yeter işte" Maalesef benim farkım var artık ego tavan mı yapmış dersiniz, ne dersiniz bilmiyorum ama öyle işte. Ben normal bir bilgisayar kullanıcısı değilim ve olacağımı da sanmıyorum. Bunu diğer insanlardan ayrıcalıklı bir durumda olmak veya egomu tatmin etmek için de söylemiyorum fakat oradan nasıl görünüyor bilmiyorum ama bir kısmınızın gördüğü gibi değil.

Bu gün, yazımın başında da belirttiğim gibi çarpraşık bir gün. Pek bi toparlayamadım nedense. Hoşmerim'in hikmeti ofise alıp geldim yemek için, hiç aklımda yokken oturdum blog yazdım, ne yazacağımı bile bilmeden o yüzden hazırlıksız yakalandım. Müzik rastgele açılan ilk müzik oldu ve günün anlam ve önemine uygun olduğuna karar verdim ve paylaştım. Vee son olarak Uçuş planım İstanbul'da 2. Tur dediğim gibi genellikle çalışma ağırlıklı geçiyor. 3. Tur dönüşünde sanırım plan ve programlarım umarım rayına oturmuş olur.

Aslında çok düşündüm Php veya E-Ticaret ile ilgili şöyle size güzel bir yazı yazayım diye. Yok çıkmadı... Zaman ayırıp okuduysanız çoook teşekkür ederim. Yukarıdaki yazımın size bir faydası olur mu bilemem amacım faydalı şeyler yapmak olsa da beceremiyor olabiliyor olmam muhtemeldir; ama Akif Hoca'mın sözünü unutmayın o size bir ömür yeter.

2011-09-16 01:07:51

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006