E-Posta: iletisim@mustafairen.com

  • mustafa iren github
  • mustafa iren linkedin
  • mustafa iren twitter
Mim: Hikaye Yazmaca

Zafer yeni bir mim başlatmış, "Hikaye Yazmaca". Amaç sadece hayal ürünü bir şeyler yazabilmek. Aslında benim hakkımda da pek hayal ürünü şeyler yazmamış ama olsun (:

Osman Bey için hergün gibi normal başlayan bir gündü o gün aslında. Sabah erkenden kalkmış kahvaltısını yapmış ve gazetelere de şöyle bir göz atmış biraz hava almak için de ormanda yürüyüş yapmak için çıkacaktı, çalışma odasından, oturma odasına doğru ilerledi...

...sabahın ilk saattelerine doğru disco'dan çıkarken havanın hafif aydınlık halinden etkilendi ama kendini toparlayamıyordu bir türlü odaklanamıyordu sonra ne düşündüğünü unuttu, bu sefer de ne düşündüğünü düşünmeye başladı. Çok garipti ama bu olay iki kez daha başına gelmişti. Acaba ne düşünüyordu ? ...

Mehmet yaklaştı ve sağa sola yalpalayarak yürüyen arkadaşının hızlıca koluna girdi.

Mehmet: Bensiz nereye gidiyorsun ?
Poyraz: Ben mi ?
Mehmet: Neyse tamam. Nereye gidiyoruz ?
Poyraz: Bilmem gitmemiz gerek mi ?
Mehmet: Çağırdıklarına göre gitmemiz gerek herhalde...
Poyraz: Gidelim o zaman ama...

kısa süren bir sessizlikten sonra Mehmet

Mehmet: ama ?
Poyraz: ama ne ?
Mehmet: sen yarım bıraktın ya... gitmemizi söyledin fakat sonrasında yarım kaldı sanki ?
Poyraz: hatırlamıyorum.
Mehmet: neyse tamam unut gitsin gidelim...
Poyraz: gidelim.

yaklaşan taksiye Mehmet işaret etti ve arka koltuğa geçtiler. Gidecekleri yeri söylemeden Poyraz uyumuştu bile. Mehmet taksi şoförünün sorduğu "Nereya Abi?" sorusunu biraz düşündü. Neden kendi otomobili ile gelmemişti ki sanki ? Sonra kararını verdi Havaalanından önce evine uğrasa iyi olacaktı, "Florya Evleri, Vişneli sokak"...

Eve yaklaştıklarında Poyraz uyanmıştı. Zaten tavşçok uyuyamazdı ama rezil uyku da ona iyi gelirdi. Çevresine bir baktı ve

Poyraz: Sana neden gidiyoruz ?
Mehmet: Evden almam gerekenler var.
Poyraz: İyi hemen al gel bize gidelim
Mehmet: Ne yaapcaksın ki sen evde ?
Poyraz: Bilmem, buluruz bi şeyler...
Mehmet: Uçağını aradım ve ayarladım.
Poyraz: Nereye gidiyoruz ?
Mehmet: Konuştuk ya çağırdılar demiştin...
Poyraz: Bu unutkanlık da nereden çıktı anlamaıyorum ki. Tamam gidelim.
Taksi Şoförü : Abi hangisi ?

Poyraz Mehmet'e söz bırakmadan cevap verdi,

Poyraz: sağdan 2. blok
Mehmet: geliyorum hemen...

Poyraz bu sırada uçağını aradı ve hazırlıkları kontrol etmek istedi. İndiğinde nasıl gitsem diye düşündü ? Biran evvel gidip gelmek istiyordu; Helikoptere karar verdi. Sonra Helikopter ayarlanması için birkaç görüşme daha yaptı ve helikopter de ayarlanmıştı. Aslında gitmeyi de pek istemiyordu hele de eşini kaybettiği ertesi günü fakat önemli olmasa çağırmazlardı.

Daha dün Poyraz 10 yıllık eşini toprağa vermişti. Babası ve annesi cenezeye gelememişti ama arayıp oğullarına baş sağlığı dilemişlerdi.

Mehmet: Hadi gidelim, aldım.
Taksi Şoförü: Nereye abi ?
Poyraz: Atatürk havalimanı...
Mehmet: Kaç gün kalırız ?
Poyraz: akşama geri döneriz.
Mehmet: tamam

Saat 7 de uçağa binmişlerdi. 8:30 civarında Adana topraklarına ayak bastılar. Zaten Poyraz'ı bekleyen bir otomobil vardı helikoptere götürmek için. Hemen helikoptere gittiler. Aslında Mehmet de çok merak ediyordu neden çağırmışlardı acaba ? Bu dağın başında nereye gideceklerdi ? Hem de bu kadar sisvarken neden otomobil ile gitmemişlerdi ki sanki ?

Mehmet: Ya düşersek, sis var biraz ?
Poyraz: Açılır o birazdan, bi şey olmaz.

ve 30 dakika sonra Amanos Dağları Zorkun yaylasına iniş yapmışlardı.

Poyraz: Tabana kuvvet mehmet (:
Mehmet: Ev nerde ?
Poyraz: Biraz ilerde uzak değil.
Mehmet: gidelim...

... oturma odasına doğru ilerleyen Osman Amca yaşlandığını fark etti bir an için. İlerlerken dün kaybettiği güzel gelinini düşündü. Gencecikti daha. Onun gibi hayat dolu çok az insanlar karşılaşmıştı. Hatta hayatında iki kişi vardı hayatı güzelleştiren kendisini neşelendiren. Güzel gelini terk etmişti onları...

Osman: Afife... Afife... hadi biraz dolaşalım, sıkıldım ben...

Osman Bey hanımından ses alamadı kapıdan içeri girdiğinde baktı ki Afife elinde kitapla uyuya kalmış. Yan odaya geçti ve bir battaniye aldı üzerini örtmek için. Yaklaştı kitabı elinden aldı, üzerini örttü ve alnına bir öpücük kondurdu... O an içine bir ateş düştü ki sormayın. Afife sağuktu sanki ? Seslendi, uyandırmak istedi ama nafileydi Afife cevap vermiyor, gözünü açmıyor...

Mehmet: Seni neden çağırdılar ki ? Adana'da işleri hep Adnan Bey idare ediyordu.
Poyraz: Adnan'la ayrıldık şirketi zarara uğratacak hal ve hareketler içesine girdi. Dıştan yıkamadılar içten yıkmaya çalıştılar fakat amaçlarına ulaşacaklar sanırım bugün, Adana'yı kaybedebilirim...
Mehmet: Nasıl yapar Adnan Bey böyle bir şeyi hayret bir şey.
Poyraz: Herkes senin gibi değil Mehmet... Para insanları değiştiriyor. Sen benim eski şoförüm olduğun halde gecenin bi saatinde kalkıp beni disco'dan alabiliyorsun. Kabullenemiyorum hala Deniz'i nasıl kaybettim... En sevdiği yer orasıydı; hatırlamıyorum bile ne kadar içtiğimi onun hayali ile, insanlar dans ettikçe Deniz'imi hayal ettim, iyi ki seni aramışlar... dost kolay bulunmuyor.
Mehmet: Sizin gibi iyi insanların dostu olabilmek benim için şereftir. Deniz Hanım'ın erken gidişi beni de çok üzdü onun gibi sevecen ve çalışanları ile arkadaşça iletişim kuran az insan var... Bu ziyaret iyi oldu herkese iyi gelecek Osman amca ve Afife teyze de seni görünce sevinirler. Cenazeye gelememişlerdi.

eve yaklaşmışlardı. Konuşmaları devam ederken. Poyraz'ın hayatında en sevdiği, en sakin, en güzel yer burasıdı. Kapıyı çaldılar ve Osman Bey gözleri yaşlı kapıyı açtı...

Poyraz: günaydın baba
Mehmet: günaydın Osman amca
Osman: Afife...
Poyraz: Hayırdır baba ?
Osman: az önce vefat etmiş... elinde kitap...

Mehmet o an içeri koştu fakat Poyraz yerinden kıpırdayamadan kaldı öylece. Kapı eşiğindeki yüksek betona oturdu, derin bir nefes aldı. Henüz Deniz'ini kabullenemezken, annesi... artık düşünemez olmuştu kafası karıştı bir an inanamıyordu olanlara. Sonra Osman Bey'de oturdu oğlunun yanına, "başımız sağ olsun evlat" dedi.

Poyraz: Nasıl olur ? herşey üstüste geliyor...
Osman Bey derin nefes alır. Poyraz annesini görmek için yukarı çıkar.

Osman Bey de derin düşüncelere dalar dün gelini bugün biricik Afifesi...

Mehmet cenaze işlemleri için hazırlıklara başlar. Poyraz yukarı geldiğinde;

Mehmet: Adanaya gidecek misin ?
Poyraz: kaybedelim umrumda değil... gitmiyorum.
Mehmet: tamam, hazırlıklara başladım birazdan sela verilecek...

Ben bu mimi kime göndersem ?

Seval ve Serkan 'a göndereyim...

2009-04-22 09:40:31

Lakırdılar

2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006